A.Gök`ün şiirleri gerçeküstücü ögelerle bezenmiş. Hem simgecilik hem gerçeküstü düşünceler A.Gök`ün bilinçaltına ittiği "ben"iyle sevginin kapılarını aralıyor şiirlerine. En umulmadık bir dizede kendinizi bulursunuz A.Gök`ün şiirlerine. Kuşkusuz beğeni dediğimiz kavram değişir bir yerde. Eleştirmenler en çok bunların üzerinde durur, gözlemini yapar. "Su Şiirleri"nde şiirsel incelik, güzellik , derinlik var. Farkına varmadan A.Gök`ün şiirleri yüreğinizin tahtasına yazlıyor. "
Abdullah Neyzar Karahan DEM Edebiyat Dergisi 2006
Ahmet Gök, aşk (adını şiir koydum) gezegeninin Ş-Şiir Cumhuriyeti’nin bir vatandaşını şiir yolunda durup dinlenmeden ilerlerken görmek beni oldukça mutlu ediyor...1990’lardan bugüne Ahmet Gök’ ün şiir serüveni, şairin şiir seyri devam ediyor...Ş-Şiir Topluluğu, Ş-Şiir ve Sirius ile başlayan seyir, bugün üç kitapta kendini somutlaştırıyor...Uzun sözün kısası, ilk kitap, delikanlılık çağı ve cinsellik... Ve sen bu kitabınla her şaire benzemez cinsinden bir şair olduğunu ortaya koydun...
Engin Sarı Bireylikler 2006
Ahmet Gök," SU ŞİİRLERİ" ni okuyorum. Aşk ve erotizm bağlamında su izleğinin etrafında bir şiir kurmak zor ama başarmışsınız. Bu yıl okuduğum en iyi kitaplardan biriydi. Tek bir izlek belirleyip tematik bütünlüğü olan bir yapıt üretmenin güçlüğüne rağmen "aşkın su halini" anlatıyorsun. Su gibi berrak akıyor dizelerin...MÜHÜR dergisi olmasaydı şiirinizi tanıma imkanım olmayacaktı. Siz genç şair arkadaşlar şiiristan semalarını yıldız ışıklarıyla süslüyorsunuz, yalın ama yoğun bir şiir diliniz var.
" parmaklarımın arasındaki su kuşu
gecenin hangi ilerleyen saatinde
kanatlarını verirsin "
Hüseyin Avni Cinozoğlu Şiir Akademisi 2006
İns-i nü ‘yü aldım. Bir solukta okudum. Değişik bir şiir. Şimdiye dek pek değinilmemiş “poşetlik” konulara demir atmışsınız. “Söz nelere kadir” dedirten dizeler buldum. Kim nasıl karşılar bu dizeleri bilemem ama en azından tartışılabilir yeni bir “durum” dur şiirleriniz...
Hilmi Haşal 1992
...
Aslında İns-i nü’yü poşete koymak gerekir. Öyle ya özgürlüğü cinsel anlamda alanlar düşünceyi poşete koyduklarına göre, yazın özgürlüğünün anlamı olur mu? Her yazılan mutlaka okunmalı. Yaşar Kemal’in deyimiyle “Edebiyatın kötüsü olmaz” ...Evet ,şiirler erotik. Bir kere okumakla “cinsel sapık” olmayacağınıza göre,birkaç dize daha aktarabilirim...
Aysel Yenidoğanay 1992
...Aynı günün gecesi Ahmet Gök ’ün İns-i nü’ sünü yeniden okurken (çok sevdiğimden mi, yoksa aklıma bazı yerleri takıldığından mı, yeniden okudum bilmiyorum)....Bir eleştirmen olmadığım için, ins-i nü, üzerine biraz alaycı, ama genellikle cinsel ağırlıklı şiirleri üzerine yorum yapamayacağım....
Bülent Habora 1993
Bir minik şiir kitabı...Ahmet Gök yazmış...İns-i nü adı...Çıplak İnsan anlamına herhalde...Cinselliğin her geçen gün toplumda yer edinmesine karşın, şiirimizde erotizmin hala yerli yerine oturmamış bir yoksulluk olduğu görüşünde Gök...Şiirlerini bu yoksulluğu bir nebze gidermek için yazmış...Şirin şeyler..
Bir tanesini size aktarmak isterim.Adı Ayrıntı...kendisi de ayrıntı kadar kısa:
“spirali olsaydı Havva’nın
Darwin dünyaya gelmezdi.”
Hıncal Uluç Sabah Gazetesi 1992
İçeriği zengin bir şiir üslubuna sahip Ahmet Gök. Esprili sözlerden akılcı dizelere, spot söyleyişlerden mesleki ve bilimsel terimlere kadar bütün anlatım tarzlarını başarılı bir şekilde kullanmış. Anlatılmak isteneni bazen iki dizeye kadar bile indirgeyebilmiş. Kimi kolay anlaşılmaz kelimeler de var, ancak eksik veya fazla bir kelime hissi duyulmuyor...
Murat Devrim Dirlikyapan 1993
Epeydir ortalıkta görünmeyen Ahmet Gök ins i nü den sonra ikinci kitabı ‘olgünlüğü ile okur karşısına çıktı.Gök ’ün ilk kitabı ins i nü daha çok erotizm ve pornografi bağlamında tartışma konusu edilmişti. ‘olgünlüğü ise müthiş bir lirizmle kendini belirginleştiren şiirlerden oluşuyor. Kitapta yer alan şiirler kitabın adından da anlaşılacağı üzere günlük olarak algılanmaya açık. Yazdıklarının bu özelliği Gök’ ün etkilendiği şiir ve şairlerle ilişki kurmasını da sağlıyor. Hatta sevdiği dizelerin şiirlerini belirlediğini de söyleyebilirim. Ama burada asıl söz edilmesi gerekense aşktır. ins i nü’den ‘olgünlüğü’ ne varan süreçte Gök’ün yazdığı şiirin epeyi bir mesafe kat ettiğini teslim etmeliyim. Ben bütün şiirleri severek okudum okurunda aynı duyguyla okuyacağını sanıyorum.
Halim Şafak Bireylikler Kasım Aralık 2005
Ahmet Gök “şiire şiir katan” kitabıyla okurlara gerçekten farklı bir eser sunuyor. Usta şairlerin mısralarını kendi şiirlerine dahil eden ve “yüreğimi taşımadığım mevsim kalmadı” diyen Ahmet Gök’ün kaçırmamanızı öneririz.
Beril Yalçın Dıgı magazin Kasım 2005
...Erotizm, Türk şiirinde hiçbir zaman nesnel bir karşılık olarak yazılamadı.Bu açıdan bakıldığında geleneği yoksul denebilir. Ahmet Gök bu yoksulluk içinde yazıyor şiirini. Nedensiz tanımlara yöneliyor. “Bir genç adamın parmağını kessen meni damlar.” Diyen halk adamıyla buluşuyor çoğu kez. Kadın ve erkeğin; yatağı anlamlı kılan eylemliliğinden söz ediyor. Ama özlendiği halde yaşanılamayanı da koyuyor ortaya....
Veysel Çolak İn-si nü arka kapak 1992