|
Casillero del Diablo Concha y Toro Şili 2005
S. Allende’ ye
gergin gecelerin çaresiz acemi öpüşmeleri kanlı saraylardan devrimin kalbine akıyor korkuyu şarabı saran şeytanın mahzeninde dudaklarım en güzel saatlerine bakıyor
fısıltıyla söylüyorum gecenin gündüze uzaklığını darağacına yakın sakınmıyor şeytan gözyaşlarını
her damlada ölüm her damlada hayat
gözlerim şehvetin gül kızılı gözlerinde bakir bedenimin şeytanı yakan günahını tanrıya ödünç verilmiş ruhum yıkıyor zaman havalanıyor kırılıyor kadehler Bolivya pançosuna sarılı ölümsüzün ardından şeytanın kollarından bir devrimi vaftiz ediliyor
acıyla haykırıyorum gündüzün geceye yakınlığını ölüm sarayının koridorları inadına yummuyor gözlerini korkacak bir şey yok ölümüne kaldırıyoruz kadehlerimizi radyolar susmuyor çiçek açıyor gidenler
gece geceye doğru ilerliyor karanlık biraz daha karanlık yıllarda sakladığımız şaraplar hırlı ömrümüzün son hırsızlığı oluyor gizleyemediğimiz aşkın yüzü suyu hürmetine kollarımdan can alıp can verdiğimiz bedenler yasakmış gibi içtiğimiz her geceden sonra
hangi insan günahında şeytana sığınmaz
Mühür Dergisi Sayı:15 Temmuz- Ağustos 2007
CHÂTEAU BEYCHEVELLE
Jean Paul Kauffmann’a derin bir hüzünle... ve onun özgür Bordeaux ruhuna...
okyanus bağlarında yalnızlığımı hiçbir şeyi unutamadım senin kadar gözlerimi kapa yelkenlerim rüzgârınla dolsun
savaştın barıştım
şarabi gecelerin mürdüm eriği rayihası kuru duvara demir atan gemilerin sıcacık karşılaması dudaklarımda
barıştın savaştım
janjanlı gülüşler ve ilk sevişmelerin sıcaklığı kadifemsi dokunuşları kalbime sakla hâlâ unutamadım denizini yitiren amiralin gözyaşlarını
Ahmet Gök
Yelkovan Dergisi Sayı:2 Haziran Temmuz 2007
Cem Karaca kuş tüyü parmaklarının arasına sıkışan notaların yalnızlığında karacanın çığlığı hiç bitmeyecek bir kavganın son şarkısı ağlamak yok hasret kaldığım İstanbul sol yanağımda kırmızı karanfiller sağ yanağında sarı laleler fişleniyor ...
Devamsız Dizeler Dosyasından
CHATEAU PETRUS Merlot, Cabernet Franc 1979 Fransa
sessizlik güzel sensizlik acı
köşeleri hafif sert tortuları çamursu ruhani bir efsanede hayallerim yıkılmadı içtik elhamdülillah Mahzendeki Şiirler Dosyasından
suyun korkusu gelevera deresi
kazım koyuncu'ya
bir gözü kapalı itecekmiş gibi bir el korkuyorum boşluklara sızdığın yatağımdan
bu kaçıncı deniz geçtiğim aynada kendime bakmalarla yorgunum yüzümde hüzünler yüzüyor eriyorum
zaman azalıyor koy verme kendini
iki otuzüç kaynaktan aldığın su bugün sonsuz oldu
hey gidi hırçın denizin çocuğu “hiç mi duşunmedun sen....” * senin peşinden akacak suları
üç geceyi güne günü geceye karıştırmaktan sonsuz suların boşluğunda nice yürekleri yatağından almış bir bardak çayın buğusu su kırıldı aynam çürüdü şimdi bütün yollar şimdi bütün dereler şimdi bütün sular
sessiz
dört hüzünler gözlerimde akarsu önce saçlarını kalbine gömdüm kimse görmesin suyum buharım sakın üşüme
beş kalbinin kırıkları avuçlarımda gitmemden korkuyordun ama yorgun kuşun kanat seslerinde karanlık karanlık gece “koy verdun gittun beni...” *
altı bu yolları sen seçtin senin tadından habersiz senin şarkılarınla ağlayan kanserin çaresiz anneleri mendraleşen ma lazuri gemabirs**
* Kazım Koyuncu Gelevera Deresi,Anonim, Hayde Albümü,Metropol Müzik. **”Uzaklardan bana Lazca şarkı söylüyor” Sarpi Meloni-Sarp Ötesi, Xasan Helimişi, Kazım Koyuncu Viya! Albümü, Metropol Müzik SU ŞİİRLERİ "aşkın su hali" kitabından. Kül Sanat 2006
1212. gün bugün de aşk
sonbahar gazellerinin üzerinde kafamız üzüntüyle dolu, acımızı kim anlar* iste sarı bir gül kokusu siniyor tenimle teninin buluştuğu zamanlara gün şimdiden önce ilk sevişme acemiliklerini arayan tat** sus kimseye masallar söyleme
* Ezra Pound-Ülkü Tamer, Shu Okçularının Türküsü, Cathay, BFS Yayınları 1987 ** Murathan Mungan, Parantezle Anımsama ,Eski 45’likler, 2 Baskı, Remzi Kitabevi 1989 ‘OLGÜNLÜĞÜ “sessiz aşk çığlıkları” kitabından. Kül Sanat 2005
AMANCİO Bodegas Siera Cantabria 2002 İspanya*
nerdeyim nicedir neden gece kadehimden akıp giden devrim rüyasına dalmış gibiyim
karanfil kokulu günler dost bir acıbadem akşamı o günler yeniden dönmüş gibiyim.
şarap kırmızı devrim kırmızı o günlerden kalma son sızı f tipi bir karafa girmiş gibiyim
yorgun ve inatçı saatler ruhumuzun derinliklerine akıp gider geç değil ama biraz erken ehli keyif saatlerinden uyanmış gibiyim
Mahzendeki Şiirler kitap dosyasından... Yayıma hazırlanıyor. *engin canıdar’ a teşekkürlerimle...
S...
sığmıyor sığ suların sürgün sesi sığındığım sonsuz sarı sokaklara sorguda sönmeyecek soğuk saatlerim susuz solgun sürem sustu su su su
sirius’un seyrine sızan sarmaşıklar sırma saçlarınla selamlaşır sürgünüm sabahım sabırsızım sellerin süzdüğü suya sürtünür savaşa sözde soyunan soytarılar süngüsü son susan söylencesidir sönen soluğumda
"susma, sustukça sıra sana ...."
HARFİN a z kitap dosyasından... Yayıma Hazırlanıyor.
bilmediğim lisanda şarkılar söyle
bilmediğim lisanda şarkılar söyle güzelleşsin dudağın içinde sen ‘ol içinde ben olayım içinde içimiz dışımızın olmadığı
bilmediğim lisanda şarkılar söyle havada kelimler uçuşsun ben bir şey anlamam sen bir şey anlama anlamda anlamımız anlamsız olmadı
bilmediğim lisanda şarkılar söyle banyoda su ısınsın sen bana geç ben sana geçeyim geçişti geçişimiz geçtiği yere kadar
İns- i Nü kitabından. Dize Yayınları 1992
|
|